İsrail’in Gazze saldırılarına karşı Almanya genelinde protesto gösterileri düzenleniyor

11 01 2009

Almanya da dâhil olmak üzere dünyanın her yerinde protesto gösterileri düzenleyen duyarlı insanlar İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına bir an önce son vermesini istiyor

Şimdiye kadar Almanya’nın Büyükşehirleri olan Berlin, Bremen, Dortmund, Duesseldorf, Frankfurt, Köln, Hamburg, Hannover, Kassel, Münih, Nürnberg ve Stuttgart şehirlerinde protesto yürüyüşleri gerçekleştirildi. Farklı milletlerden binlerce insan İsrail’in saldırılarını kınayarak, savaşın bir an önce sonlandırılması ve bir an önce oradaki muhtaçlara insani yardımın ulaştırılmasını istedi.

Berlin – “Gazze’deki soykırımı durdurun”

Polisin verilerine göre Almanya’nın başkenti Berlin’de İsrail saldırılarını protesto etmek amacıyla geçen hafta sonu yapılan protesto gösterilerine yaklaşık 10.000 kişi katıldı. Gösteriye katılanlar arasında Filistin ve Arap derneklerinin yanı sıra İslam Toplumu Milli Görüş üyeleri ve Sol Parti temsilcilerinin katıldığı belirtildi. Gösteri yürüyüşü sırasında taşınan pankartlarda “Gazze’deki soykırımı durdurun” talebi yer alıyordu.

Protesto gösterisini Berlin Filistin Derneği düzenledi. Derneğin yaptığı çağrıda “İsrail’in kan gölünün bir an önce sonlandırılması” istendi. Federal Hükümet “hukuk ve ahlaktan yoksun bir vurdumduymazlık” ile suçlandı.

Düsseldorf – “Filistin’e özgürlük”

Yine polisin verdiği bilgilere göre cumartesi günü Düsseldorf şehir merkezinde düzenlenen gösteriye 4000 civarında kişinin katıldığı belirtildi. İsrail’i kınayan göstericiler saldırıların bir an önce bitirilmesini ve tıbbi yardımın bölgeye ulaştırılmasını istediler. Düsseldorf merkez tren istasyonunda başlayan protesto yürüyüşü 500 polis memurunun eşliğinde Schadowstr.’ye kadar sürdü. Yürüyüş olaysız bir şekilde devam ederken “Filistin’e özgürlük” ve “Katliamı durdurun” gibi sloganlar yükseldi.

Frankfurt – “Çocuklar ölmesin”

Cumartesi günü Frankfurt’ta düzenlenen protesto yürüyüşüne polisin verdiği bilgilere göre yaklaşık 10.000 kişi katıldı. Yürüyüşe katılan vatandaşlar “Filistin’e yaşama hakkı ve özgürlük”, “Gazze için uluslararası dayanışma” ve “Çocuklar ölmesin” gibi sloganlar eşliğinde olaysız bir şekilde protesto yürüyüşlerini tamamladı.

Yürüyüşü düzenleyen organizatörler yaklaşık 2000 kişilik bir yürüyüş hesapladıklarını ancak binlerce insanın Frankfurt şehir merkezinden gösteri yürüyüşüne katıldığını belirtti.

Bremen – “İnsanlar haksızlıkları unutmamalı”

Bremen şehir merkezinde cumartesi günü öğleden sonra düzenlenen gösteride yaklaşık 7000 kişi İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etti. Polisin verdiği bilgiye göre Frankfurt’ta olduğu gibi Bremen’de de katılımcı sayısı giderek artış gösterdi. Önce yalnızca 1000 kişinin meydan da toplandığı ancak daha sonra bu sayının 7000`e yükseldiği kaydedildi.

Protesto gösterisine Şura Bremen, İslam Toplumu Milli Görüş, Bremen Türk Ebeveynleri Derneği, Bremen Barış Forumu ve Bremen Sivil Organizasyonlar Birliği gibi dernekler katıldı. Şura sözcüsü Mehmet Kılınç bu gösterinin Bremenli Müslümanların İsrail’i protestosu olduğunu ve bunların devam edeceğini açıkladı. Kılınç ayrıca bu gösterilerin bir hedefinin de “İnsanların haksızlıkları unutmaması” olduğunu belirtti.

Hamburg – “Gazze soykırımı affedilemez”

Şura Hamburg’un cuma günü düzenlediği protesto gösterisine 5000’in üzerinde kişi katıldı. Protesto yürüyüşü Steindamm’dan başlayıp şehir merkezinden Gaensemarkt’a kadar devam etti. Slogan ve pankartlarla özellikle Başbakan Merkel’e eleştiriler yöneltildi. Yapılan açıklamada Merkel’in İsrail lehine tek taraflı tutumunun birçok kesimde anlayışla karşılanmadığı gibi tepkiye yol açtığı belirtildi.

Açıklama yapmak üzere Şura Başkanı Mustafa Yoldaş ve Sol Parti Hamburg Milletvekili Norman Paech birer konuşma yaptı. Başbakan Merkel’in aksine Sol Parti Hamburg Milletvekili Norman Paech, demokratik yolla seçilmiş Hamas iktidarını tanımayan İsrail’i, abluka ve şiddet politikasıyla olanlardan sorumlu tuttuğunu açıkladı. Şura Başkanı Dr. Mustafa Yoldaş ise Gazze soykırımının affedilemez olduğunu belirtti.

DAVET – 10 Ocak 2009, Cumartesi: Duisburg’da İsrail Protestosu

Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti dâhilinde bulunan İslam Toplumu Milli Görüş Duesseldorf, Köln, Nordruhr ve Ruhr A bölgeleri Duisburg’da barışa çağırıyor. Protesto yürüyüşü için saat 11.00 de Duisburg Tren İstasyonunda (Portsmouthplatz) buluşulacak. Toplanma ve ilk açıklama istasyonun kuzey girişinde olacak. (Hauptbahnhof Nordeingang – Portsmouthplatz) Buradan başlayacak yürüyüş Friedrich-Wilhelm-Straße ve Steinschen Gasse üzerinden Burgplatz’a (Am Rathaus) kadar sürecek. Burada kapanış açıklamaları yapılacak. Protesto yürüyüşüne katılmak isteyenlerin toplu taşıma araçlarını kullanmaları tavsiye ediliyor. Ayrıca IGMG bölgelerinin otobüs tuttukları açıklandı. (ya)





İsrail’i kahret Ya Rabbi (resim)

29 12 2008
Türkiye Israili kinadi

Türkiye Israili kinadi

Türkiye Israili kinadiTürkiye’nin dört bir yanında Filistindeki katliamı telin etmek için gösteri yapıldı. İstanbul Beyazıt’taki eyleme ise onbinlerce İstanbullu katıldı

Yazının devamını oku »





İslam düşmanlığı spora da sıçradı

15 12 2008

Gigi Becali

Gigi Becali

Vay şerefsiz!

Steaua Bükreş Kulübü Başkanı Gigi Becali, bu sezon ligde ve Avrupa kupalarındaki başarısızlığı, Türk yardımcı antrenör Yüksel Yeşilova’nın Müslüman olmasına bağladı. Küstah başkan, “Yüksel Yeşilova bir müslüman; otobüsünde ve formasında haç işareti olan bir takımda müslüman çalıştırıcının olması takıma uğursuzluk getiriyor” dedi.
Yazının devamını oku »





IMF ne ki?

26 11 2008
Mete Gündogan

Mete Gündogan

Hükümet IMF ile yapılacak yeni bir anlaşmaya imza atmak üzere. Buna “ihtiyati standby” diyorlar. Ancak önümüzde ciddi bir başka sorun var.

Küresel finansal krizden dolayı global elitler, IMF ve Dünya Bankası’nı yeniden yapılandırmaya çalışıyorlar. Yani IMF, mevcut fonksiyonları ile ömrünü tüketmiş bir teşkilat. Batan bir teşkilat. Siz böyle bir teşkilattan 40 milyar dolara yakın para alırsanız, adamlar yeniden yapılandırma masraflarını sizin vereceğiniz faizlerle ödeyecek demektir. Çalışanların maaşlarını da siz ödeyeceksiniz demektir. Zaten IMF’nin bizden başka “iyi” müşterisi de kalmadı. Artık lağvedilmek üzere. Bu krizin (afvedersiniz) kerizi biz miyiz ki IMF’yi finanse edelim. Bir avuç beceriksize iş verelim. Yapmayın Allah aşkına. Adına ne koyarsanız koyun, bu yapılan iş yanlıştır.

Yazının devamını oku »





Jackson İslami kıyafetlerle

21 11 2008

Michael Jackson

Michael Jackson

Michael Jackson Los Angeles’te bir dostunun köşkünde, İslami kıyafetlerle, Kuran’a uygun ibadet ederken görüntülendi. İşte Avrupa’yı sarsan haber

Beyazlamak için yaptırdığı onlarca estetik ameliyatı, müthiş sahne şovu ve dillerden düşmeyen parçaları ile dünyanın en tanınmış ismi olan Amerikalı sanatçı Michael Jackson’un Müslüman olduğu ileri sürüldü.

İngiltere’nin saygın gazetelerinden The Sun’un haberine göre, Michael Jackson Los Angeles’te bir dostunun köşkünde, İslami kıyafetlerle, Kuran’a uygun ibadet ederken görüntülendi.

Yerde otururken objektiflere takılan Michael Jackson ibadet ederken imamın arkasında başındaki küçük şapkasıyla görüntülendi. Ünlü sanatçı bir gün önce Arap şeyh tarafından dava edildiği Londra yüksek mahkemesinde görülmüştü.

Bir kaynaktan edinilen bilgiye göre dostları Jackson’un inancı ve onu nasıl daha iyi bir insan haline dönüştürebileceklerini konuşmaya başladılar. Jackson daha sonra bu fikre ısındığını belirtti.
Camiden bir imam çağırıldı ve Jackson İslam’ın şartı olan Kelime-i şahadeti yerine getirdi ve Müslüman oldu.  Mustafa ismini alması önerilen dünyaca ünlü yıldızın, önerilen ‘seçilmiş kişi’ anlamına gelen Mustafa ismini reddedip,  4 büyük melekten bir tanesi olan Mikail adını aldığı öğrenildi.

Jackson’u ilk tebrik edense,  Cat Stevens olarak meşhur olduktan sonra Müslüman olan ve Yusuf İslam adını alan İngiliz şarkıcı Yusuf İslam oldu. Yusuf İslam’ın Jackson’un Müslüman olma toplantısına katıldığı belirtildi.





İşte İslam’ın kadına verdiği değer…

18 11 2008
Kuran

Kuran

Özgür-Der Genel Merkez Yönetim Kurulu üyesi Zehra Çomaklı Türkmen, “Yahudiler her sabah kadın olarak doğmadıkları için dua ederlerken kadını aşağılamış, Hıristiyanlar; diri diri kadını yakmışlar, Rasulullah döneminde ise, eğitimde, sağlıkta, kamuda, ticaretde

Özgür-Der Antalya Temsilciliği’nin her ay düzenlediği konferanslarda bu ay “İslâm’da Kadın, Ailenin Rolü ve Önemi” başlığı altında tarih boyunca kadına biçilen rol; İslâm’ın kadına verdiği rol ve kadının sorumluluğu ve aile kurumu konuları işlendi. Semineri Özgür-Der’den Zehra Çomaklı Türkmen sundu.
“ÇİN’DE KADINA İSİM
BİLE VERİLMİYORDU”

Yazının devamını oku »





17 11 2008

KartalVe bir tavuk gibi ölmüş!

Bir zamanlar, büyük bir dağın tepesinde bir kartal yuva yapmış. Bir süre sonra kartalın, dört adet yumurtası olmuş. Yumurtalar henüz kuluçka dönemlerindeyken dağda bir deprem olmuş. Kartalın yuvasındaki dört yumurtadan biri, depremin şiddetiyle yuvadan düşüp, dağın tepesinden yuvarlana yuvarlana vadideki bir çiftliğe dek ulaşmış. Bu çiftlik, bir tavuk çiftliğiymiş. Çiftlikteki tavuklar, kendi yumurtalarına pek benzemeyen bu değişik ve biraz da büyük yumurtayı sahiplenmek istemişler. Yaşlı bir tavuk, yumurtayı koruması altına almış ve öteki yumurtalardan çıkacak yavrulardan ayırmaksızın büyütmeye karar vermiş.
Günü dolup, zaman geldiğinde yumurtanın içindeki kartal yavrusu kabuğunu kırmış ve dünyaya gelmiş.
Acaba ben kimim?!?!

Yazının devamını oku »





Sudan’da 1200 yıllık cami…

16 11 2008

Sudanda 1200 yillik camii
Sudanda 1200 yillik camii

Sudan’da bulunan bin 200 yıllık cami, İslamiyet’in Afrika’daki yayılışı ile ilgili yeni tezler geliştirilmesini sağlayacak.

Sudan’da bin 200 yıllık olduğu tahmin edilen Afrika’nın en eski camii bulundu. Sudan’ın kuzeyinde keşfedilen bu câminin Afrika’nın ilk câmisi olduğu kanıtlabilirse, İslam Tarihi’nin Afrika bölümünün yeniden yazılması gerekebilir.

İslamonline’a konuşan Uluslararası Afrika Üniversitesinden Dr.Hasan el-Şaiki’nin belirttiğine göre “bir öğretmen, düğün için Hartum’dan Nava’ya gitti. Bölgede eski bir câmi olduğunu duyunca resimlerini çekti ve basına ulaştırdı.” Hasan el Şaiki, “o kişiyle temas kurup bizzat kendim icelemek için bölgeye gittim” dedi.

Yazının devamını oku »





Son gazimizi kaybettik

11 11 2008
Mustafa Şekip Birgöl

Mustafa Şekip Birgöl

Kurtuluş Savaşı’nın son gazisi Mustafa Şekip Birgöl hayatını kaybetti.

1. Ordu Komutanlığından verilen bilgiye göre, rahatsızlığı nedeniyle GATA Haydarpaşa’da tedavi gören Mustafa Şekip Birgöl (105), bu sabah hayatını kaybetti. Birgöl, 14 Kasım Cuma günü Selimiye Camisi’nde öğle vakti düzenlenecek cenaze töreninin ardından, Karacaahmet Mezarlığı’nda defnedilecek.

GAZİMİZİN ÖZGEÇMİŞİ

İstanbul Üsküdar’da 1903 yılında doğan Mustafa Şekip Birgöl’ün babası ve dedesi, deniz subayı idi. İlkokulu Hasanpaşa, ortaokulu Bursa Işıklar Askeri Okulu’nda, liseyi Edirne Kuleli Askeri Lisesi’nde okuyan Mustafa Şekip Birgöl, daha sonra Harp Okulu’na girdi.

Birgöl, 7 kuşaktan deniz subayı olan dedelerinin aksine, 15. Fırka 45. Alay’dan Piyade Mülazım (Asteğmen) rütbesi ile Afyon Cephesi’nde Kurtuluş Savaşı’na katıldı. Büyük Taarruz’da da bulunan Mustafa Şekip Birgöl, 9 Ekim 1922’de düşmanın İzmir’e dökülmesinin ardından Samsun’daki kıtasına döndü. 1928 yılına kadar Samsun’da görev yapan Mustafa Şekip Birgöl, daha sonra Sarıkamış, Bayburt ve Muğla’da görev yaparken, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra çıkan bazı ayaklanmaların bastırılmasında fiilen görev yaptı.

Çanakkale Eğitim Alayı, Ezine Dağ Tugayı ve Gelibolu 4. Tümen’de de görev yapan Mustafa Şekip Birgöl, 13 Eylül 1952 yılında Albay rütbesinde iken emekli oldu.





Dünyanın en pahalı etini yiyoruz

10 11 2008
Dünyanın en pahalı etini yiyoruz

Dünyanın en pahalı etini yiyoruz
Emin Et Yönetim Kurulu Başkanı Emin Arslan, karkas olarak isimlendirilen kemikli etin kilosunun 12 dolara çıktığını söyledi.

NECMETTİN ÇAKMAK

Lüks restoranlar başta olmak üzere İstanbul’un en büyük tedarikçilerinden olan ve Steakhouse ve Etçii markalarıyla restoran-kasap zinciri kuran Emin Et’in sahibi Arslan, et fiyatlarındaki artışın tüketimin düşmesine rağmen oluşuna dikkat çekti. “Tüketilmeyen etin fiyatı artıyor” diyen Arslan, et tüketiminde Türkiye’nin üçüncü dünya ülkelerinin bile gerisinde olduğunu söyledi. Kişi başına yıllık et tüketiminin Amerika’da 90, Avrupa’da yaşlı nüfusa rağmen 60, İran, Irak, Ermenistan, Ukrayna gibi üçüncü dünya ülkelerinde 45 kilo olduğunu, Türkiye’de ise bu rakamın kaçak etlerle birlikte 10 kilo olduğunu söyledi. Halkın yüksek fiyattan dolayı et tüketemediğini belirten Arslan, “Kırmızı et tüketimi az olduğu için çocukların zeka seviyesi düşüyor. Geçmişte Türkiye ortalaması 35-40 kilo idi. Şimdi genç nüfus var ama et tüketimi azalıyor. Adam Arjantin’den 1.5 dolara et alıyor. Kemiksiz, sinirsiz eti 2.5 dolara alıyor. 2.5 dolara ben burada kıyma satsam, adamı dövsen almadan gitmez. Ne olacak ki… 4 lira” diye konuştu.

Yazının devamını oku »